Evlere hayat veren, ofisleri canlandıran o yeşil dost: Fikus Benjamin. Benim de evimde bir tane var, hatta iki tane! Birini yeni aldım sayılır, diğeri ise yıllardır benimle birlikte büyüyor. İlk aldığımda minnacık bir fidandı, şimdi neredeyse boyumu geçti. Nasıl bakıyorum, ne yapıyorum da bu kadar güzel büyüyor diye soracak olursanız, aslında çok da sırrı yok. Sadece biraz ilgi ve sevgi...
Fikus Benjamin nazlı bir bitki derler, doğrudur. Yerini pek sevmez, ışık konusunda seçicidir. Ama doğru ortamı bulduğunuzda, size uzun yıllar eşlik edecek, evinizin havasını değiştirecek bir güzellikte olduğunu da unutmayın. Direkt güneş ışığından korumak gerekiyor, yarı gölge, aydınlık bir köşe ideal. Toprağının kurumasına izin vermeden sulamak da önemli. Ama çok da boğmamak lazım, yoksa yaprakları sararmaya başlar.
Benim bir de ufak bir sırrım var. Arada bir yapraklarını nemli bir bezle siliyorum. Hem tozdan arınıyor, hem de daha canlı görünüyor. Bir de ara sıra toprağını havalandırıyorum. Böylece kökleri daha rahat nefes alıyor.
Eğer siz de evinizde böyle güzel bir bitki yetiştirmek istiyorsanız, sakın çekinmeyin. İlk başlarda biraz zorlanabilirsiniz ama zamanla Fikus Benjamininizi tanıyacak ve onun dilinden anlamaya başlayacaksınız. Emin olun, buna değecek!
Biliyor musunuz, geçenlerde arkadaşım evine yeni bir Fikus Benjamin almak istedi. Ama yaşadığı şehirde (Şanlıurfada) istediği gibi bir çiçekçi bulamadı. Ben de ona internetten güvenilir bir çiçek siparişi sitesi buldum. Ertesi gün kapısına kocaman, sağlıklı bir Fikus Benjamin geldi. O kadar mutlu oldu ki, beni arayıp defalarca teşekkür etti.
Bitkiler sadece evlerimizi güzelleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda ruhumuza da iyi geliyor. Onlarla ilgilenmek, onlara sevgi vermek, bizi stresten uzaklaştırıyor, daha sakin ve huzurlu hissetmemizi sağlıyor. Özellikle şehir hayatının yoğun temposunda, böyle küçük bir kaçış noktası yaratmak çok değerli.